la dolce far niente

Bu bir sanat olmalı, ne mi? Dolce far niente, yani “bir şey yapmamanın tatlılığı”. İtalyanlar söylemiş, tembelliğin kitabını yazan, zevk için yaşayan ırk.

Biz ki Yunanistan’ın komşusu, Akdeniz’in sahiplerinden biri.. nam-ı diğer “küçük amerika”…, kafamız karışık belli. Ne olacağımıza biz bile karar verememişiz. Ne İtalyanlar, ne Yunanlılar, ne de Amerikalılar gibi olabilmişiz. Bu yüzden dolce far niente’yi pek bilmeyiz.

Eat & Pray & Love filmini izlemeyeniniz varsa izleyin, güzel film, kelimeler, cümleler akıyor, takip edin, anlam çıkartın. Orda da geçer “dolce far niente”. Amerikalıların çok çalışıp yaşamayı bilmemesi, İtalyanların keyif için yaşaması arasındaki farkı filmde de görürsünüz. 

Peki biz? Biz hangisiyiz, arada kalmışız, çoğumuz çalışmaya ara vermekten suçluluk duyar hale gelmişiz, ne ara böyle olduk biz? Benim için başından beri böyleydi gerçi. 80’lerin ortasında doğdum ve sonra çalışma..Eğer çalışmazsam, bir şeyler üretmezsem, geçirdiğim dakikalarla ilgili suçluluk duyuyorum. Bu işin doğrusu yanlışı yok ama bir ortası olmalı değil mi? 

Roma’ya 2013’te gittim, sokaklarında gezerken, sanki hep ait olduğum yerdeymişim gibi hissettim. Geçenlerde yine bilet aldık ve yaz tatilini İtalya’da Roma ve yakınlarında geçireceğiz. Ben küçük amerika meselesinden değil dolce far niente’den yanayım, ya da belki ortasından. Şu anda yaşadığım topraklar da buna müsait, yani “Bohemya” bana elindeki imkanları sunuyor. Bunu kullanmalıyım! Sanırım bu konuda fena değilim. 

Ama kendime iş çıkarmak konusunda da iyiyimdir. Size daha sonra ayrıntılı olarak anlatacağım görme engelliler için “sesli kitap okuma” projesine katıldım, Müjdat Gezen’in “Yapabilirsin” kitabını okuyacağım. Anlamlı değil mi? Dolce fan niente’nin böylesi de kabulümdür. Aaa, belki biz İtalyanlarla Amerikalıların ortasıyızdır ha? Tembellik ile çok çalışmanın arasında, dengedeyizdir, ah yine bilmiyorum. (Ne çok şey bilmiyorum yahu!)

Dolce fan niente ile Arbeit macht frei arasında gelip giden bir topluluğuzdur mesela…

Ama ben razıyım buna, çoktan razıyım… Peki ya siz?

Sevgiler, 

Duygu

Facebooktwitter

Bir Cevap Yazın