Fransa; Cannes

Cannes’a bir akşamüstü geliyoruz, aracımızı merkeze, Marche Forville’e çıkan bir otoparka (Suquet Forville) bırakıyoruz, burada da yine genel olarak Fransa’da verdiğimiz şekilde saati 2 euro gibi bir ücret ödüyoruz otoparka.

Cannes; Cote d’Azur bölgesinin en popüler şehri, film festivali sayesinde ülkemizde de tanınıyor, 2014 yılında Nuri Bilge Ceylan’ın Kış Uykusu filmiyle festivalin yarışmalı bölümünün en büyük ödülü olan Altın Palmiye ödülü almasıyla daha da tanınır hale geldi. Coğrafi olarak şehir Fransa’nın güneyinde, Akdeniz’in kıyısında, Fransız Rivierası’nda yer alıyor, lüks, zenginlik ihtişam kelimeleriyle yan yana anılıyor. 

Cannes’ta gezilecek yerleri 3 kısıma ayrılabilirsiniz;

1- La Croisette (cafeler, restaurantlar vs.)

2- Le Suquet (dar sokaklar, eski şehir, kilise vs.)

3- Rue Antibes (ünlü alışveriş caddesi)

Cannes’a geldiğimizde hava kararmak üzere olduğundan hemen eski şehir kısmına Le Suquet’e geçiyoruz, bu kısım daha çok ilgimizi çekiyor, tarih seviyoruz zira.

Le Suquet; Cannes’ın eski şehir bölgesi, dar, güzel sokakları var, bunun yanı sıra bölgede bir de meşhur saat kulesi, kilisesi ve müzesi var, saat kulesine doğru çıkarken sıkı bir yokuşla karşılaşacağınızı bilin, dar sokakları hem yokuşlu hem de yılan gibi kıvrılıyor. Yokuşun sonunda ise Le Suquet sizi mükafatlandırıyor, muhteşem bir Cannes manzarası sunuyor ve zevkini çıkarmanızı sağlıyor. 

Siz de biraz almaz mıydınız?

Klasik dar sokaklar
 İlginç değil mi? Ayrıca korkunç da..
İşte yaklaşıyoruz
 
Yokuşu çıkıyoruz, saat kulesini gördük bile 🙂
Geliyooooooor
 
İşte manzara!
 
İşte burası Cannes arkadaşlar..
Burası da marinası..
 

Biraz da geldiğimiz yeri görelim dimi..

 
İşte böyle harika ışıklandırılmış bir alana çıkıyorsunuz, saat kulesi tam da bu meydanda, ayrıca karşıda kapısını gördüğünüz de Musee de la Castre, etnoğrafik eşyalar müzesi.
Alandan manzaralara devam
İşte saat kulesi
 
Panoramik Cannes
 

La Croisette; Cannes’ın meşhur sahil yolu. Almış yanına Akdeniz’i yaklaşık 2 km uzanıyor boylu boyunca. Cannes Film Festival binasının da bulunduğu cadde üzerinde türlü türlü mağazalar, restaurantlar, oteller, lüks namına ne ararsanız mevcut. 

 

E peki neye benziyor, Caddenin başlangıcından itibaren hadi bakalım;

 
 
Henüz La Croisette’ye gelmedik, birazdan geçeceğiz, ama buralar da görmeye değer!
 
Bunlar hep sanat
 
Bunlar hep Cannes!
Bu da film festivali binası -Palais des Festivals et des Congres-
 
Sempatik pozlar verelim de binanın çirkinliğini kapatalım
Cadde sağında Akdeniz, solunda oteller, restaurantlar şeklinde konumlanmış. Akdeniz sakin ama yolun karşısındaki lüks bi ayrı.
Gördüğünüz gibi canlı bir cadde burası
Bu da Cote d’Azur’un genelinde rastladığımız şehri gezdiren şirin tren 🙂 bilet alıp fit fit şehri gezebiliyorsunuz
 

Ay bi de cadde üzerine çeşitli film karakterlerinin kartonlarını koymuşlar, biz de dayanamadık tabi 🙂

 
İsmail, bu işe gönül vermiş bi arkadaşımız
 
Tabi ki ben de çekerim o kılıcı!
 

Asıl çok sevdiğim, kendime yakın bulduğum minnoş aşağıda, kim yaptıysa kendisini, ellerine sağlık 🙂

 
 
Arkadaşım MiMi
 
Ayy canım MiMi 🙂
 

Neyse Hollywood aktörleri, heykeller derken az ileride Akdeniz’in ucunu görebildik;

 
 
Millet serilmiş
 
Gitar sesi mi o? Akdeniz Akşamları?
 

Bu arada Cannes’ta karnınız acıkırsa şöyle bir şey yapabilirsiniz; hemen sahile gelmeden büfe tarzı yerler var, buralardan aperatif bir şeyler alıp sahilde yiyebilirsiniz ya da yolun karşısındaki restaurantlar da emrinize amade. 

 

La Croisette üzerinde bir de casino var, merak ettik girdik, girişte pasaportumuzu alıp kayıt yaptılar, sonra da içeri saldılar, giriş ücretsiz..

 
 
İşte Casino
Le Croisette Casino Barriere Cannes
Dekorasyon önemli tabi
 

Casino’da fotoğraf çekmek yasak, ama bana değil 🙂 şaka bir yana tabi ki kaçak çektim 🙂

 
Bu makineler tam teyzelerin kalemi
Değişik değişik işler
 

Kumar oynamak bir yana casino’da insanların kumar oynamasını izleyebiliyorsunuz, çok da eğlenceli olabiliyor.

 

Biz biraz seyre daldıktan sonra şehirden ayrıldık. Bizi bekleyen gün için hazırlık yapmamız ve dinlenmemiz gerekiyor. Antibes’teki otelimize geçiyoruz.

Ancak bizim yapmadığımız bazı şeyleri siz yapın derim;


1- Le Suquet’i ayrıntılı gezin.


2- Rue Meynadier’de La’Atelier Jean Luc Pele’de pastaların makaronların tadına bakın.


3- Şehrin ünlü sebze meyve pazarı Marche Forville’yi gezin. Salı’dan Pazar’a açık, sadece Pazartesi günü bit pazarı olan Marche Brocante’ye devrediyor tahtını.


4- Rue Antibes’i gezin.


Keyifli gezmeler diliyorum şimdiden..

Facebooktwitter

Bir Cevap Yazın