Disneyland

Sabah erkenden kalktık, düştük yola, Disneyland’ a gitmek istiyoruz.. Paris’ten biraz daha uzakta, ancak trenle ulaşımı kolay.

Disneyland’a girebilmeniz için bilet almanız gerekiyor, internet sitesinden de almanız mümkün ancak biz Disneyland’dan aldık biletleri, 50-60 euro arasıydı ücreti. (Bu arada Disneyland’ın sitesine Fransa’dan giriyormuş gibi yaptığınız vakit biletler normalde -gişeden- daha ucuz oluyor, mutlaka deneyin)

Açılış sabah 10’da hemen biletleri aldığımız gibi girdik. 

Bu arada biz metronun çıkışında biletleri nereden alabiliriz falan diye bakınırken, metrodan inen güruh, Disneyland’ın girişinden biletlerini çoktan almıştı. O yüzden siz siz olun metrodan inince çok oyalanmayın, oralarda bakınmayın, metrodan çıkınca hemen alabileceğinizi düşünmeyin biletleri aklınızda olsun, biletler için hemen Disneyland’a koşun. 

Biletlerde farklı fiyat seçenekleri mevcut, Disneyland’da 2 tane park var, biri Disneyland Park, diğeri Walt Disney Studios Park, bunlardan sadece birine de girebiliyorsunuz veya ikisine birden de girebiliyorsunuz, arzunuza bağlı, buna göre fiyatları birbirinden farklı.

Biletler de aşağıda;

2 parkı da kapsayan biletler
 
Bizim biletlerimiz iki parkı da kapsıyordu, bilet başına 60 euro’ya yakın bi para ödedik.

Önce Disneyland Park’a girdik, hava yağmurluydu, ara ara bayağğğ da yağdı, ama bu bizi yıldırmadı, Disneyland’da çok keyifli zaman geçirdik. 

İsterseniz Disneyland’a gitmek yerine burada konaklayabilirsiniz de, Türkiye’den buraya bol bol turlar da yapılıyor, ayrıca oteli de pek güzel.

Disneyland oteli
 
Buradan geçerek parka doğru girdik, çizgi filmlere benziyordu, ben şahsen çok sevdim her bir yerini ayrı ayrı. Aşağıda fotoğraflardan kendiniz karar verebilirsiniz. 

Disneyland Park kısmında değişik aktivitelerin, eğlence araçlarının bulunduğu Adventureland, Fantasyland, Discoveryland ve Frontierland isimli bölgeler bulunuyor. Her birinin teması farklı.

Uyuyan Güzel (Disneyland) şatosu
Şirin araçları (Main Street)
Genel olarak mekanlar böyle (Main Street)
Aynı mekanlar (Main Street)
Böyle eğlencelik fotoğraflar çektirebilirsiniz (Main Street)
Aynı şekilde, fotoğraf çektirmeye amcalar, abiler müsait 🙂
Şatoyla bir fotoğrafımız olsun dedik
Frontierland
Frontierland
Frontierland
Big Thunder Mountain (Frontierland)
Big Thunder Mountain (Frontierland)
(Adventureland) Macera adasında paçaları sıvanmış macera severler :))
Paçaları sağlam başka bir maceracı 🙂
 
Macera adasında korsan gemisi
Korsan gemilerini gözlüyoruz
Bir hatıra fotoğrafı daha
İndiana Jones’un çadırı (Adventureland)
 
Yukarıda saydığım bölgeleri belirli bir stratejiyle gezmenizde fayda var, yani önce bir bölgeyi örneğin Adventureland’i ele alın ve orada gezmek istediğiniz yerlere gidin, daha sonra diğerlerini seçersiniz.

Biz öncelikle İndiana Jones’un çadırını geçerek bir trene bindik, mini bir roller coaster diye biliriz, mini olması sizi aldatmasın yer yer gayet heyecanlıydı 🙂 

Disney shoplara girdik, siz yalnız girin çocuğunuz varsa sakın sokmayın 🙂 

Disneyshop ‘lardan birinde
aa burda bir tane goofy varmış 🙂
Camdan uyuyan güzel şatosu yapmışlar
Fantasyland’daki uyuyan güzel şatosunun içinde atraksiyonlu bir ejderha var 🙂
Fantasyland’daki “it’s a small world”
 
Disneyland Park’ı akşam 7’ye kadar tamamlayabilmemiz mümkün değil, baktık yetiştiremeyeceğiz Studio’ya geçelim dedik, çünkü Studio akşam 7’de kapanıyordu, Disneyland Park ise saat 10’da. Bu yüzden Disneyland Park’a ara verdik, Walt Disney Studios’a geçtik.

Aşağıdaki fotoğraflar Walt Disney Studios’tan;

 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
The Hollywood Tower Hotel
 
Walt Disney Studios’da bizi en çok heyecanlandıran resimde gördüğünüz The Hollywood Tower Hotel’di, içinde ne olduğunu anlatmak istemiyorum (kapalı olduğu dışardan anlayamıyorsunuz), sürprizi kaçmamalı, bu yüzden siz kendiniz deneyin derim. 
 
 
 
 
 
 
Animasyon stüdyoları
 
Walt Disney Studios da çok güzel bir deneyimdi bizim için, her bir yerinde farklı atraksiyonlar vardı, hepsi denenmeli diye düşünüyorum.

Studioları bitirdikten sonra Disneyland Parkımıza geri dönüyoruz, bugün öyle heyecanlı ve güzel bir gün yaşıyoruz ki yemek yemeği dahi unutuyoruz, vakit kaybı olmasın diye yollarda atıştırıyoruz. Ancak nihayetinde açlıktan kırılmamak için Disneyland’ın dışında kalan kesimde bir Burger King bulup karnımızı doyuruyoruz. Bu arada Disneyland’dan gözümüz başka bir şey görmediğinden karnımız acıkmasa burayı fark edeceğimiz yoktu, siz bizim gibi yapmayın çünkü bu kısımda alternatifli yeme-içme yerleri vardı, seçenekler vardı, bunun dışında koskocaman bir Disney Shop vardı :), buraları da dolaşın.

Disneyland Park’ın akşam seyrine başlamış bulunuyoruz, ışıklandırmalar bir harika, resimleri aşağıda.

Otelin gece ışıklandırması
 
 
 
Main Street
Main Street
Uyuyan Güzel Şatosu
Discoveryland’deki Star Tours
Star Tours
Star Tours
Star Tours
Discoveryland
Discoveryland
Main Street
Main Street 
Main Street
 
En son resimde gördüğünüz insanlar neden oturuyor diye sorduğunuzu duyar gibiyim, sorunun cevabı Disneyland kapanış şovunda, şov da gece 10’da… Herkes şovu bekliyor, yer kapma çabasında, kısaca şunu söyleyeyim şovun merkezi Uyuyan Güzel Şatosu, bunu bilin gece 10’u bu şatonun etrafında bekleyin yeter, güzel bir yer edinin kendinize oradan. Oturarak izleyemezsiniz bunu unutun çünkü herkes havalarda olacak… Bu yüzden biraz dinlenin oturun önce sonra şov başlayınca kalkarsınız. Kapanış gösterisine ben bayıldım, youtube’da videoları var, isterseniz izleyin ama hiç bilmeden giderseniz belki sizin için güzel bir sürpriz olur, tercih sizin..

Biraz keyiflenmek için de videomuza göz atın derim;

Üçüncü gün Paris sokaklarda olacağız… 

Facebooktwitter

Bir Cevap Yazın