Ferrara ve Bologna

FERRARA

Geldik İtalya’nın son gününe, artık İstanbul’a dönme zamanı. Gerçi uçağımız o kadar geç bir saatte ki (gece 2:30’da) daha sanki bir günümüz var gibi. Uçağın saati de maalesef bizim seçimimiz değildi, uçağımızın saatleri değişti, sağolsun Atlasjet akşam 10:00’dan gece 2:30′ a almayı uygun bulmuş, sayesinde ertesi gün işe gidemedik, pert olduk da.  

İtalya’nın son gününde kafamızda böyle deli sorular, düşünmemeye çalışsak da, ertesi gün işe gideceğiz sıkıntısı ile birlikte seyahat ediyoruz ister istemez. 

Bugünkü programımız dönüş uçağımızın kalktığı, ilk indiğimiz yer de olan Bologna ağırlıklı. Ama tabi her gün bir sürü yer gezince sadece Bologna’ya gidiyor olmak bize yetmedi, o yüzden Bologna’dan önce az yukarısında kalan Ferrara’ya gidelim dedik, burası da Türk turistlerin pek fazla haberdar olmadığı küçük güzel bir yerdi, burada bizi bir sürpriz bekliyordu.

Ferrara’ya yolumuz epey vardı, zaten aslında Bologna’nın az üstünde olduğundan Bologna’yı geçmiş oluyorduk. Bu şekilde Ferrara’ya doğru yol aldık, İtalya’da yollar çok keyifliydi, hiç sıkılmadık, bazen usb’ye attığımız müzikler bazen de İtalyan radyolarında çalan harika müzikler bize eşlik etti. Biz yolda özellikle radyo dinledik, yollarda radyolar gayet iyi çekti.

Zamanımız var diye oyalana oyalana Ferrara’ya geçtik.


Bu sefer Montecatini’den erken bir saatte çıkmadık, birazcık daha dinlendik, zira gece bizim için uzundu, kahvaltımızı ettik, odamızı boşalttık ve ardından otelden çıktık.


İtalya’da yol üstünde görebileceğiniz Autogrill adında dinlenme tesisleri var, benzininizi alırken bu tesislere girip alışveriş yapabilirsiniz, marketleri var içinde, sandviç, kahve, dondurma vs. de alabilirsiniz. Bazı ürünleri ucuzken bazı ürünlerde güzel bir fiyat çekebiliyorlar size, eğer İtalya’da marketleri gezerseniz zaten ürün fiyatları konusunda kafanızda bir şekil oluşuyor ve buna göre karşılaştırma yapabiliyorsunuz. Örneğin biz; koskocaman Lindt çikolatalar aldık Autogrill’den 3,5 euro idi diye hatırlıyorum, promosyondaymış, hemen kaptık, bunun dışında hediyelik makarna alabilirsiniz, burada renkli şekilli makarnalar vardı, biz hadi bir de marketten bakalım dedik almadık, ama sonrasında aynısından göremedik.  


Biz yurtdışında market gezmesini de seviyoruz, İtalya’da coop adında marketler zinciri var, her bulduğumuz coop’a da girdik neredeyse, en büyük coop ise bizi Ferrara tarafındaymış. Önce bir metro gördük, bildiğimiz Türkiye’de olan büyük metro (cash&carry) den, girelim dedik yok olmaz burada sizin paranız geçmez dediler 🙂 metrodan alışveriş yapmak için sanırım vatandaşlık numarası gibi bir şey istiyorlar, fakat bundan çok emin değilim, neticede biz şartları sağlayamadığımızdan alışveriş yapamadık, geri çıktık. Geri çıkarken de danışmadaki abla bize altın değerinde bilgi verdi, ileride büyük bir market var, adı ipercoop (ablanın Trakyalı olabileceğini HİPERCOOP yazısını görünce anladık), oraya gidin dedi, biz de hemen o tarafa yollandık, hipercoop’u bulup daldık, bir süre kendimizi kaybettik, peynirler, çikolatalar, abur cuburlar, makarnalar, zeytinyağları, soslar, karfur gibi bir market burası, bilmediğimiz, Türkiye’de olmayan bir çok çeşit var, uzun bir süre burada alışveriş yaptık, buradan da değişik çikolatalar aldık, kendimize ve ayrıca hediyelik makarnaları da burdan aldık (makarnaların çok bi numarası yok onu da söyliyim, ama çikolatalar güzeldi), bu arada Lindt Autogrill’de daha ucuzdu, keyifle alışverişi bitirip Ferrara’ya geçtik.


Bugün (bir pazar günü) Ferrara’nın merkezi dışında her yer çok sakin, dükkanlar kapalı, tabi bizde bir hayalkırıklığı bu esnada, asıl şenliği meğersem merkezdeymiş. Arabayı otoparka park ettik, park ücretini yatırmaya gittik, 50 cent attık ki bir abimiz gelip uyardı, pazar günü otopark ücretsizmiş, kalan parayı ödemedik. Otoparktan merkeze doğru yürümeye başladık.

Ferrara sokakları

 

İtalya’da geleneksel bayrak yarışları yapılıyor, maalesef bu yarışlarla ilgili ayrıntılı bilgi edinemedim, ama şunu biliyoruz erkek çocukları yaş gruplarına ayrılıyor, çeşitli yaş gruplarından çocuklar bayraklarla gösteri yapıyor. Siena’da yapılan Palio yarışlarında da görmüştük, erkek çocukları bayrakları havaya fırlatıp alarak şov yapıyorlar, sanırım bu yarış erkek çocukları için bir çeşit kendini ispat etme göstergesi aynı zamanda. Toskana’ya gitmeden önce izlediğimiz “Under the Toscan Sun” isimli filmde de benzer sahneler görmüştük. 

Bayrak yarışı için hazırlanan çocuklar
 

Gelgelelim Ferrara’da canlı canlı bayrak yarışlarını izleme imkanı bulduk, bu bizi çok mutlu etti, ilginç bir deneyim oldu.

 
Yarışların yapıldığı meydan
Bayrak yarışındaki gruplar ve yarışan çocuklar (jürinin karşısındalar)
Yarışan farklı bir grup

Yarışmanın videoları da aşağıda, erkek çocukları yaş sırasına göre sahneye çıktılar, küçükten-büyüğe

Ferrara’nın bir de kalesi var, şehrin ortasında, yine bir ortaçağ kalesi, diğer gördüğümüz kalelerden farklıydı, içinde yerleşim yoktu, dışı da sularla kaplıydı.

Ferrara Este kalesi
Kale içinden dışarının manzarası

 
 
Sinem-ben-Taner

Ferrara kalesinin hemen yanında güzel bir pazar kurulmuştu, e biz de pazar gezmesini çok seviyoruz, durur muyuz hemen daldık, çok tatlı, değişik ürünlerin satıldığı bir pazardı burası. Lavanta satan bazı yerler vardı, bunun dışında sabun, değişik otlar, battaniyeler, örtüler satılıyordu. 

Lavanta köşesi 🙂

 
Yine bir lavanta köşesi
Ferrara’da pazar vardı, çok sevdik, gezdik
Pazar karesi
Ferrara sokakları

 
Ferrara sokaklarında Taner de vardı 🙂

Ferrara’da güzel de bir yemek yedik, ben ve Sinem peynirli ravioli, Neşe de balkabaklı ravioli yedi, Taner spagetti yedi, her ikisi de güzeldi bana göre. Fiyatları da makul sayılabilirdi, makarnalara 7’şer euro gibi bir fiyat verdik, burada servis ücreti ödemedik.
————————————————————————————————————-
BOLOGNA 

Gezip dolaşıp yemeğimizi de yedikten sonra Ferrara’dan ayrıldık ve Bologna’ya geçtik. 

Bologna’ya vardığımızda hava aydınlıktı, fakat çok da erken değildi, önce gündüz gözüyle görebilmek için hızlıca gezelim dedik, gecesini de ayrı gezeriz, zira oldukça vaktimiz var.  

Bologna’ya girdiğimizde açıkçası biraz şaşırdık, gündüz olmasına rağmen yollarda ablalar saf tutmuşlardı bile :), sonra değişik bir yapısı olduğunu anladık buranın, klasik İtalyan şehirlerine benzemiyordu, şehre girdikten sonra kuzey şehirlerinde pek göremeyeceğiniz varoş bölgeler fazlasıyla gördük, her binada neredeyse grafitiler vardı, kalabalık bir şehirdi, anladık ki Bologna göç alan bir şehir, 72 milletten adam varmış gibiydi burda. Mimarisi de farklı geldi bize, yüksek yüksek binaları vardı.  

Şaşıra şaşıra merkeze ulaştık, aracımızı paralı bir otoparka bıraktık, yer yok gibiydi, biz şans eseri biri çıktığı için onun yerine koyduk. 

Bologna’nın meşhur Piazza Maggiore’sine yakındık, hemen o tarafa yöneldik, burası oldukça büyük güzel bir meydan, ünlü Neptün Çeşmesi de burada. 

Piazza Maggiore
Neptün Çeşmesi

Bologna’da sokaklar müzisyenlerle doluydu, neredeyse her köşede canlı bir müzik vardı, biz fırsatı kaçırmadık dinledik, sizinle de küçük bir parçasını paylaşıyorum.

Neptün Çeşmesi’nin orada motorunun üzerindeki ekipmanlarıyla 
profesyonel performans sergileyen bir müzisyen, yaşına rağmen müthiş!
https://youtu.be/IeuMqssDG9E
Tavşanını bu şekilde giydirip de gezdiren ablamız da bize ilginç geldi 🙂

Tavşandan görüntüler 🙂

Sokak arasında bir kule daha karşımıza çıktı

Bologna’da dikkatimizi çeken kulelerin bolluğu, zaten şehrin simgesi de ikiz kuleler, fotoğrafta da gördüğünüz gibi sokak arasında dahi karşınıza çıkabiliyor kuleler ve eğrilmiş haldeler.

Bologna sokakları
Sokak aralarında böyle güzel yerler var
Çok geniş güzel bir caddesi var
Sokak sanatçıları
Sadece müzik yapmıyorlar, harika resimler de çiziyorlar
Bitmiş hali ve gece ile birlikte daha da güzel
Bu sanatçı çöp kutuları, tenekeler vs. ile harika bir müzik yapıyordu
Bologna caddelerinden biri
Venedik penceresi
Venedik penceresinden bakınca

Bologna’daki bir başka ilginçlik, bir pencereden bakınca kendinizi Venedik’te zannetmeniz, zira Via Piella no 18 adresinde birden karşınıza şok edici bir şekilde çıkıyor, çünkü hiç beklemediğiniz bir manzara bu. Pencere’den bakınca güzelliğini görüyorsunuz.

Bologna sokakları

 
Bologna sokakları

İkiz kulelerin olduğu meydanda meşhur bir dondurmacı var, gelateria gianni isimli, dondurmaları oldukça güzel, özellikle ricotta peynirlisi başarılı. Peynirli dondurma mı olur demeyin, söylemiştim San Gimignano’da zeytinlisi güzeldi, burada peynirlisi güzel, deneyin bence.

Meşhur eğri ikiz kuleler, dar bir meydandalar

Bologna’da dolaşırken hava kararıyor, Bologna’nın bir de akşamını görüyoruz, ışıklı gece manzarası insanı büyülüyor.

Bologna
Bologna
Bologna-Neptün Çeşmesi

Bologna’da da bir değişiklik yapıp pizza yiyoruz, farklı bir seçim oluyor bizim için:) yemek konusunda Bologna’da fiyatlar uygun. Bir restauranta oturuyoruz, Sinem dışındaki herkes son pizzasını sipariş ediyor, Sinem’in tercihiyse midye, karidesli spagetti. Galiba, oturarak yememize rağmen (çünkü İtalya’da oturarak yediğinizde ayrıca servis ücreti ödediğinizden al götür’e göre biraz daha pahalı oluyor) 7 euro gibi bir ücret verdiğimizi hatırlıyorum pizzalar için, buraya servis ücreti verdik. Pizzalar çok büyük ve gayet de lezzetliydi. 

Köpeği ile birlikte bir sokak sanatçısı
 
Karnımızı da doyurduktan sonra biraz daha dolaşıp havalimanına geçiyoruz. 

Aracımızı teslim etmek için Avis’e gittiğimizde bizi bu sefer kötü bir sürpriz karşıladı. Şöyle ki; aracımız tam sigortalı olmasına rağmen hırsızlık yüzünden kapının kilidinde oluşan çok ufak bir hasar sebebiyle Avis bizden 35 euro daha fazla ücret talep etti, araç çalınsaymış bu rakam 50 euro olacakmış. Biz bu işi çok anlayamadık, tam sigorta yaptırıp da ayrıca bir ücret ödemek bize çok mantıklı gelmedi. Fakat bu noktada yapacak birşeyimiz yoktu ödemekten başka, ödedik ama bunu unutmadık, bu durumun Avis’ten kaynaklandığını düşündük ve aracımızı bundan sonra Avis’ten kiralamamaya karar verdik. 

Gece geç saatte uçağımıza bindik ve İstanbul’a döndük, İtalya macerasını bitirmiş olduk.


Son söz olarak fotoğrafların bazıları Neşe tarafından çekildiği için ona buradan çok teşekkür ediyorum 🙂

Facebooktwitter

Bir Cevap Yazın